» Bicelilerin Hasretini Dindiren Web Sitesi Biceliyiz.Com a Hoşgeldiniz. Tütünlü Köyü Bicenin Web Sitesi.

    • Facebook Hesabınız İle Sitemize Hızlı Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz
    • Veya Bilgilerinizi Kendiniz Girerek Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz

» MakaleYazı Kategorileri

» Hit MakaleYazılar

» Son MakaleYazı Yorumları

» MakaleYazı İstatistikleri

  • MakaleYazı Sayısı 81

  • Okunma Sayısı 175599

  • Kategori Sayısı 7

  • Yorum Sayısı 249

» Yöremiz Atasözleri Mana ve Anlamları-1

MakaleYazı Resmi
Bookmark and Share
  • Beğenenler (3) Beğenmeyenler (0) Toplam (3)
      Beğenenler & Beğenmeyenler
      Murat(+1), kardelen(+1), candycemil08(+1),
Beğen Beğenme
Yöresel Sözler Deyimler Kategorisinde Gez
               

A'dan Z'ye Yöremiz Atasözleri Açıklamaları-Anlam ve Manaları. 

A
Ağliyanın mali gülana heyir vermaz: Haksızlıkla elde edilen kazanç, kişiyi mutlu etmez.

Ah arham, vah arham:Koruyucusu, arkası olmayan kişinin, işlerini kolaylıkla yoluna koyması zordur.

Ahila varan kuyruh yer, cahila varan yumruh yer:Aile sorumluluğunu üslenebilecek yaştaki erkeklerle evlenen kızlar mutlu olurlar. Buna karşın, erken yaşta evlenen, aile sorumluluğundan yoksun erkekler eşlerini mutsuz ederler.

Ahlın varisa başuva, urvan varisa aşuva (ver):Seni ilgilendirmeyen şeylere karışma.

Alişuh dilin [osurgan gotun] torbasi olmaz:Kişi istese de alışkanlıklarından' kolaylıkla vaz geçemez.

Al kapida sat kapida, işin yoğisa yat kapida:Aile çevresinden uzakta yapılan alışverişten yeterli kazanç sağlanamaz.

Allah çığıza mal vermaz:Haksızlık edenler, istediklerini elde edemezler.

Allah kimsayi baba evuna altun beşiginan muhtaç etmasın:Kadının en rahat olduğu yer koca evidir. Ne denli varlıklı olursa olsun, baba evine sığınmak zorunda kalan kadın, huzurlu olamaz.

Alma karinin tuluni, peşına gelur kuluni, sendan yer sendan içar, ayri yığar puluni:Dul kadınla, hele çocuklu bir dul kadınla evlenen erkeğin evinde huzur bulması zordur. Çünkü, evlendiği kadın kocasını değil, çocuğunun geleceğini düşünür.

Anaların ogüdi ögütların anasidür:Anaların öğüdü, ömür boyu sürecek başarılara, mutluluklara temel teşkil edecek niteliktedir. Bu nedenle, ana öğüdü tutanlar, her zaman mutlu olurlar.

Ananın köti  kızi olmaz, kaynananın ey gelini [Herkes kızıni ogar koçürür,  gelinin eyisini kimsa gormamiş]:Anneler kızlarını hep överek evlendirirler; ancak kaynanaların, gelinlerinden memnun oldukları pek görülmez.

Arhan iki köynega, karnın iki etmega alişturma:Yaşayışında tutumlu davra¬nan kişi, ileride sıkıntı çekmez.

Arha verem, taş veran çoğ olur:Çalışmak isteyen kişi her zaman iş bulabilir.

Arli arından, arsuz nayından (utanur, korhar):Namuslu kişi, kendine leke getirmemek için davranışlarına her zaman dikkat eder. Arsız kişi ise hiçbir şeyden utanmaz, çekinmez.

Arli arından korhar [utanur], arsuz da sanar ki bendan korhiyer:Namuslu, saygın kişi, saygınlığını yitirmemek için, haklı da olsa arsız kişiye bulaşmak istemez. Arsız kişi ise, onun kendisinden korktuğunu sanır.

Arpa uni aş olmaz, eloğli kardeş olmaz:Arpa ununun özü olmadığından, un olarak verimli olmaz. Yabancıların da dış görünüşüne, birkaç beğenilir durumuna bakarak güvenmek doğru değildir.

Aşuh gezağan olur, dertli söylağan:Halk ozanları, köyden köye, diyardan diyara gezerek, duygularını sazla dile getirirler. Dertli kişi de derdini anlatara jçini dökerek rahatlamaya çalışır.

Atın eyisi alayda, kabın eyisi kalayda (belli olur):Araç gerecin iyisi, ancak kullanıldığında belli olur.

 At kazuği koparur, gendi gotuna ras gaturur. [At [kırat] kazuği yolanda iki gendina [gotuna] bir yera çalar.]: Öfkeli kişi, davranışlarıyla kendisine zarar verir.

Avi [ayu] na bilür hurmanın tadını:Bilgisiz, görgüsüz kimse, ince, güzel şeylerin zevkine varamaz değerini ölçemez, Eşek hoşaftan ne anlar,

Ayran bucaktan, evlat [oğul] ocahtan (gerek):Ayran, serin yerde saklanmalı; kişi de soyu sopuyla değerlendirilmelidir.

Az malım var malım, çoh malım yoh malım:Malın, üstesinden gelinemeyecek kadar çok olmasından, yeterince olması daha iyidir.

Az şeydan çoh şey çıhar:Küçük tartışmalar sürdürülürse, büyük kavgalara yol açar.

B
Bacanah bacanaği dereya [suya] aşşaği verur, dereya [suya] yohari arar: Bacanaklar birbirlerinden pek hoşlanmazlar.

Bacayi koşan da ölmiş :Bu ölümlü dünyada, böylesine aşırı didinmenin, kendini yıpratmanın ne gereği var.

Baci bacıya komşi komşiya elektan bahmiş:"Sen beni nasil goriyersın?" demiş. Baci da [komşi da]:" Sen beni nasil goriyersan ben da seni eyla göriyerim." demiş: Sen bana nasıl davranırsan, ben de sana öyle davranırım, Sev beni, seveyim seni.

Baltada var isa sapta da var.İki tarafta da suç var.

Ben gucugum gucugum, her aylardan küçügüm, eyla sicah edarım ki it- lari soldururum; eyla soğuh edarım ki derelari leşinan toldururum:Şubat ayında havalar dengesiz olur.

Benim boğazım bendan aşşaği:Kişi nefsine hakim olmalı, gördüğü, canının istediği her yiyeceği elde etmeye çalışıp, görgüsüzlük yapmamalıdır.

Bir anami bilürdüm namusli, oni da babamın koynunda gördüm:Dünyada güvenilecek, dürüst, namuslu kimse kalmamış. En güvendiğimiz kişiler bile, bizi hayal kırıklığına uğratıyorlar.

Bir hatır, iki hatır, üçüncida vur yatur:Hoşgörünün de bir sınırı vardır. Birkaç kez uyarılan kişi, aynı suçu yine işliyorsa, cezayı haketmiş demektir.

Bir kaynana, yedi camuştan eydur:Anneler, evli kızlarına sürekli bir şeyler gönderir, eksiklerini gidermeye çalışırlar. Bu nedenle, kaynanası olan erkek şanslı sayılır.

Bir odun karalur, iki odun çekişür,  üç odun barışur,  dort odun alişur: Ateşin yanması için, fazla odun atmak gerekir.

Bitli kaşinmiş, boğazli sanmış ki bişe veracah [Uyuzli kaşinur, boğazli omar]:Açgözlü kişi, karşısındakinin her davranışından bir şey bekler.

Bizim gelin hali gaturur, kendi serar kendi oturur:Şaşkın ev sahibi, konukları değil de kendini ağırlar. Deli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmiş

Boyüttüm yetimi, satti etimi [s…ti götümü]:İyilik edip yetiştirdiğin öyle sütü bozuk, nankör kimseler vardır ki, sana en büyük kötülüğü yaparlar, vb. Besle kargayı, oysun gözünü.

Bu dünya fanidur kimsa bilmaz fendini, kima eyluh edersan ondan sahla kenduvi:iyilik kıymeti bilmeyen nankörler, yapılan iyiliğe karşılık kötülük ederler, bkz.  İyiliğe "nereye gidiyorsun" demişler, "kötülüğe" demiş.

Bu gozdan o goza fayda yoh [Sağ gözün sol göza faydasi yoh]:Kişi başkalarından yardım beklememeli.  Çünkü en yakın kimseler bile birbirlerine yardımcı olmuyorlar.

Buğayi bögürdan taşşağidur:Varlıklı, güçlü kişinin övünmesi kolaydır.

Burun yüzdan üzülmaz: Aralarında çıkan tartışmalara, kavgalara karşın, çok yakın akrabalar birbirlerine gücenmezler, birbirlerinden kopmazlar, vb. Et tırnaktan ayrılmaz,

C
Camuş taşa çıhanda, eşegi titramah alurmiş: Öyle bencil kişiler vardır ki, başkasının hayati tehlikesi yanında, kendi ufak sıkıntılarını düşünürler.

"Can" dersan, "haccan" derim:Saygı sevgi karşılıklıdır. Sen beni sever sayarsan, ben de seni sever sayarım,

Can yanmamiş gözdan yaş gelmaz:Çok üzülen, ağlayan birinin, büyük acıları, üzüntüleri var demektir.

Ciger cigera [kardeş kardeşa] mevlut ohumaz:Akrabalar, kardeşler, birbirlerinin iyiliğini, üstünlüğünü pek istemezler, birbirlerine yardımcı olmazlar.

Ç
Çağıma galasın: Yaşlılığın sıkıntıları, güçlükleri, ancak o yaşa gelince anlaşılır.

Çatinın tamlamasi, karinin yatahta ignamasi, borçlinin kapida beklamasi, erkeğin ölimidür:Evi onarım isteyen, karısı ağır hasta olan, borcunu ödeyemeyen erkek, oldukça güç durumdadır.

Çobanın kuraği olmaz: 1- Kişi, üzerine aldığı görevi, hangi koşulda olursa olsun, yerine getirmelidir. 2- Verilen söz tutulmalı, borç, ne olursa olsun, zamanında öden¬melidir.

Çocuği yolla poh yemaya, peşına get ki çoh yemiya:  Çocuk, kendisinden istenen en kolay işi bile beceremez. Onun için, çocuktan iş isteyenin de arkasından gitmesi gerekir.

Çubuğun eyisi, öküzün arhasında belli olur:Araç gereçin iyisi kullanıldığında anlaşılır.

D
"Deh" demadan getmiyan at, "kalh" demadan kahmiyan avrat, "et" demadan etmiyan evlat;  öliyi nedacahsın, gir ağla, çıh ağla. "Deh" demadan giden at, "kalh" demadan kalhan avrat, "et" demadan edan evlat; duguni nedacahsın, gir oyna, çıh oyna: Kişinin atı "deh" demeden gidiyorsa, karısı erken kalkıp işini biliyorsa, çocuğu, söylemeden iş yapıyorsa, ondan daha mutlusu olmaz. Aksi durumlar da, kişiyi mutsuz eder.

Degirman bildiği gibi dönar, çahçah kendini yorar:işi, yetkili kişi yönetir, yönlendirir. O konuda fazla söz hakkı olmayanların onu etkilemeye uğraşması, boşuna çabadır.

Deliya ver ögüdi, almasa ver zılğıdi [tızıği]:Kişi öğüt tutmuyor, uyarılara kulak asmıyorsa, olumsuz davranışını destekle gitsin.

Dersin, eşidürsün:Sen karşındakine kötü söz söylersen, o da sana söyler, bkz. El elden kalmaz, dil dilden kalmaz,

Dert bir olsa, ağlamaya ne gerek:Tek derdi, tek sorunu olan kişinin üzülmesine gerek yoktur. O sorun çözülebilir. Ancak, çok fazla sıkıntıları, çözümlenemez sorunları olan kişinin üzülmesi doğaldır.

Dirinin sahibi yohtur,  ölinin sahibi çohtur:Kişinin sağlığında ilgilenmeyen yakınları, mirasından yararlanmak için öldükten sonra ona sahip çıkarlar.

Dünya getti uci kaldi, insanlık  bitti-gitti pici kaldi:Eski ve değerli olan şeylerin yerini, yeni, fakat değersiz şeyler aldı.

Dünya kadar malın olacağına, zerre kadar ikbalın olsun:Varlıklı olup şanssız olmaktansa, yoksul olup şanslı olmak iyidir.

E
Egri boy olmaz, toğri zay olmaz: Haksızlıkla elde edilen kazanç, kişiyi varlıklı kılıp mutlu etmez. Dürüstlükten ayrılmayan kişininse emeği boşa gitmez,

Elin eyisi, itin tayisi olmaz:Yabancılara güvenmek doğru değildir. Kişilik sahibi olmayan, güvenilmeyen kişiye de kimse arka çıkmaz.

Elin gözi sana ışıh vermaz:İnsan yapacağı işte yalnız kendi gücüne güvenmelidir. Başkasının yardımını bekler, onlardan gelecek yardıma güvenirse, umduğunu bulamaz.

Elların yaği pali, ananın kuri eli:Çocuk için anne sevgisi, başkalarının maddi olanaklarından üstündür.

El seyira toymaz:Aile içi sorunlar dışarıya duyurulmamalıdır. Çünkü, başkaları, yardımcı olmak şöyle dursun, bu durumdan hoşlanırlar.

Ergişisüz ev, öküzsüz ahora benzar:Erkeksiz aileler, belirli güvencelerden yoksun kalırlar.

Eşega binmasi bir ayıp, enmasi iki (ayip):Kişi, başaramayacağı bir işi yapmaya kalkışmamalı; kalkışınca da yarıda bırakmamalı, bitirmeye çalışmalıdır.

Eşega eher yahışmaz:Kullanmasını bilmeyen kişiye, değerli eşyalar yakışmaz.

Ev sözsüz olmaz:Aile içinde tartışma olması doğaldır.

Ev alma komşi al:Komşularımız iyi olursa, bize, uzakta olan ana baba çocuklarınızdan daha çok yardımcı olurlar,

F
Fukaraya taş yohuşta yetişür: Şanssız kişinin işi hep ters gider.

G
Geçkin çoban, kurdun elindan koyuni alur: Yürekli kişi, işindeki güçlüklere, tehlikelere,cesaretle karşı koyar.

Göl yerinda su eksik olmaz [Su yerinda kum eksik olmaz]:Varlıklı, soylu ailelerde, kişilerde, var eksik olmaz; istenen şey bulunur.

Gönülsüz köpek ava gitmez: Bir işi yapmayı istemiyorsa zorla yaptırılamaz.

Gücügün arpasi, mardın korpasi (ey olur):Şubat ayında biten arpa, mart ayında doğan kuzu-oğlak iyi olur.

Gün çaruği sıharsa, çaruh da ayaği sıhar:Birbirleriyle ilişkisi olan kişilerden biri zarar görürse, diğerleri de bu zarardan etkilenir.

H
Harmana giran posruh dirgana tayanur: Kolay yoldan bol kazanç elde etmeyi düşünenler, giriştikleri işin zorluklarına, tehlikelerine katlanmak zorundadırlar.

Haroda un tükandi, vay karanın başına; havada bulut oynadi, vay sarinin başına:Esmerler tez acıkır, sarışınlar tez üşür.

Hayın omsa, siçan delukta omar :Hile ile yapılan işten kazanç sağlanamaz.

Heçtan isa kösa eydür:Bir şeyin hiç olmamasından, az ya da kusurlu olarak elde bulunması iyidir.

Hep gelin gelin olmaz, birez de ev gelin olacah:Kişi, saygıyı, hoşgörüyü yalnız karşısındakinden beklememeli; kendisi de, beklediği anlayışı, iyiniyeti, karşısındakine göstermelidir.

Herkesin ayip torbasi geridandur:Kimse, kendi ayıbını görmez, görmek istemez. Başkalarının kusurları, ayıpları daha çok dikkatini çeker.

Hırhız evdan olursa öküzi bacadan çıhardur:Aileden biri kötü niyetli olursa, beklenmedik büyük bir zararı kolaylıkla verebilir.

Horoz kadar eri olanın, harman kadar yeri olur:Ailede erkeğin varlığı, büyük bir güvencedir.

İ
İki yera bahanın gozi şaş olur: İki iş bir arada yapılırsa, ikisi de başarısız olur. bkz. İki karpuz bir koltuğa sığmaz,

İnek tanasına eyla tekma atmaz ki tanasıni incida:Anne çocuğunu öyle korur ki, dayak atması gerektiği zaman bile, incitmeyecek biçimde dayak atar. Annenin acı sözü, dayağı, çocuğuna ağır gelmez. Çünkü, anne bunları çocuğunun iyiliği için yapar.

İnek taşın başına varmiş, eşegi titramah almiş. bkz. Camuş taşa çıhanda eşeği titramah alurmiş.

İnsanoğli gözinan tartılmaz:Kişinin ne nitelikte biri olduğu, dış görünüşünden anlaşılmaz.

İnsan yitigüni anasının koynunda bila arar:Kişi, yitirdiği şeyi herkese sora¬bilir. Bunda alınacak, güvenecek bir şey olmamalıdır.

Irah tolaş, selamet ulaş:Acele eden, işini yanlış yapar, istediği sonucu alamaz, bkz. Acele yürüyen yolda kalır.

İşini bilmiyan çavuşlar, siçar [donar] pohuni avuçlar:Düşüncesiz davranan kişi, yaptığı hatanın sonucuna katlanmak zorundadır.

İş meramdan geçar:Bir işi yapmaya azmeden kişi, başarıya ulaşır. Bkz Meramın elinden bir şey kurtulmaz.

İşta gözi olmiyanın harmanda yüzi olmaz:Bir işte emeği, katkısı olmayanın, sonuçtaki verimden bir payı, yararı olamaz. Bkz. Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun, (Bağda izin olsun, üzüm yemeye yüzün olsun),

İt iti yemiş (da) gemüginii yabana atmamiş:Akrabalar, kendi aralarında kavga etseler de yabancılara karşı birlik olurlar.

İt itiuğuni edar:Kötü kişi kötülükten vaz geçmez.

İttan kuzi toğmaz:  Asılsız kişiden soylu çocuklar yetişmez.

İt utansa ton geyardi:Arsız kişi hiçbir şeyden utanmaz.

K
Kaçan kızın degenegi, kapinin arhasındadur: Kaçan kızın, koca evinda fazla değeri, saygınlığı olmaz. Kaçarak geldiği, her an yüzüne vurulur.

Kahvenin rengi  karadur ama yuzi ağardur:Önemli olan dış görünüş değil, niteliktir. Bkz Görünüşe aldanma

Kalan işa kar yağar:Yapılacak bir işi hemen yapmayıp geciktiren, zarar eder. Bkz. Sona kalan dona kalır.

Kar beyazdur itlar siçar, kahve karadur beglar içar:Dış görünüşe bakarak yargıya varmak kişiyi yanıltır, bkz. Görünüşe aldanma.

Kardeş ey olsa, Allahın da olurdi:Maddi konular, kardeşlerin bile arasını açar. Ailede tek çocuk olan kişinin bu sorunu olmaz.

Karğanın kari olmasa poha burnuni sohmaz:Uygunsuz işlerle uğraşan kişinin, ö işten bir çıkarı var demektir.

Kart gavur musliman olmaz:İleri yaşlarda kişiyi huyundan vaz geçirmesi zordur, Bkz. Huylu huyundan vaz geçmez,

Kasabın eyisi geçi buynuzundan yağ çıharur:Mesleğinin erbabı olan kişi, işiyle ilgili en ince ayrıntıdan yararlanır.
Efkâri ohudur çirah çıharur,
Çirağıni çoh yüzi ağ çıharur,
Kasap odur buynuzdan yağ çıharur,
Sade derisini yüzmayman olmaz. Efkâri

Kaynamaya camuş eti tayanur:Zorluklara, güçlüklere, dayanıklı kişiler katlanabilir.

Kazanan ogunmasın, yiyan ogunsun:Kişi çalışıp çabalar, mal biriktirir. Önemli olan sadece kazanmak değil, kazandığından yararlanabilmektir, Bkz. Kimse bilmez, kim kazana, kim yiye.

Kirez ye birez ye, tut ye bir put ye:Kiraz fazla yenirse kişiyi rahatsız eder.Dutu çok yemenin bir zararı olmaz.

Koca öküz ölmadan yeri belli olmaz:Evdeki yaşlıların değeri, ancak öldüklerinde anlaşılır.

Körün  taşi (da) kelin başına raslar:Kişi şanssız oldu mu, kötü rastlantılar hep onu bulur. Bkz. Bahtsızın bağına yağmur, ya taş yağar ya dolu.

Koyuni olmiyan na bilur yazi, peteği olmiyan na bilur güzi, camuşi olmiyan na bilur kışi:Yazın tadı koyunla, güzün tadı arıyla, kışın tadı da mandayla çıkar. Çünkü, yazın, koyunun sütünden, yününden; güzün, arının balından; kışın, mandanın sütünden, yoğurdundan yararlanan çiftçi her yönden rahat eder.

Koyunun kuyruği böyüktür , kendi götini örtar:Varlıklı kişilerin varlığı, ancak kendi ayıplarını kapatmaya yarar.

Kukku galdi yazdur, kukku getti guzdur:Kukku kuşunun gelişi, baharın, sıcakların gelişini; göç edip gidişi de havaların soğuyacağını gösterir.

Kukkunun öticaği üç aydur:Kişi, bir fırsattan ya da şanstan dolayı eline geçen üstünlüğünü, gücünü, uzun süre sürdüremez.

Kuri poh insana bulaşmaz:Bir kişiye, yapmadığı kesin olarak bilinen bir suçu, iftirayı yüklemeye çalışmak boşuna bir çabadır; onun saygınlığını etkilemez.

Kurt duşti süriya, vay geldi biriya: Yoksul kişiler, genellikle şanssız olurlar. Kötü rastlantılar hep onları etkijer. (Sürüye gelen kurt, onca koyunun içinden, çobana emanet edilmiş olan bir koyunu kapar).

L
Lahlahçi avrattan, kudumsuz attan, heyirsüz yurttan, yahşi düşman ey dur: Kişinin geveze karısı, uğursuz atı, hayırsız yurdu olmaktansa, düşmanı olması iyidir.

Leke ol, selamet ol:Tehlikelerden uzak duran kişi huzurlu olur.

Leke yi, kova kova yurekladurlar:Korkuyu, üstüne giderek yenmek gereklidir.

M
Malım seni verem da mi köti olem, vermiyem da mi köti olem?-Verma da köti ol: Sizden bir şey isteyen kimseye istediğini verirseniz, çok kez geri almakta güçlük çekersiniz. Vermezseniz isteyen kişi size kırılır. Her iki durumda da o kimse ile kötü olursunuz. En iyisi istenen şeyi vermemektir. Hiç olmazsa malınız elinizden çıkmamış olur.Bkz. Verip (de) pişman olmaktan, vermeyip (de) düşman olmak yeğdir.

Malının başında sahabi gerek, oğli değil, babasi gerek:Bir malın değerini, onu kazanan, emek veren daha iyi bilir. Bkz. Babasından mal kalan, merteği içinden bitmiş sanır.

Muhtar muhtar olmaz, koy muhtar olacah):Köyde birlik beraberlik olmazsa, muhtarın çabası işe yaramaz.

N
Nazar, deveyi kazana, insani mezera koyar: İnanışa göre nazar, insan haya¬tını bile tehlikeye düşürecek güçtedir.

O-Ö
O got ondaykan nera getsa kara yumurtlar: Yer değiştirmekle kişinin kötü huyu, karakteri değişmez.

Öküzi koşana  sor:Bir şeyin özelliğini, en iyi, onu kullanan, ondan yararlanan bilir.

Öküzi zengindan, kızi fakırdan al:Öküz alacak kişi zengin yerden almalı; çünkü zenginin öküzü besili olur. Kız alacak kişi de yoksuldan almalı ; çünkü yoksul yerin kızı, kendi evinde olmayan olanaklara kavuşunca yeni evini daha çok sever,

Öküzün ahmaği  buynuza, adamın ahmaği buyüga degar verür:Akılsız kişi, dış görünüşle saygınlık kazanacağına inanır, Kürk ile börk ile adam olunmuz.

Okuzun çektuğuni bonduruğa [kayişa] sor:Bir işin zorluğunu, ancak o işe emeği geçen, aracı olan bilir, karşılaştırma. Kayış bilir kutan ne çeker,

Ölidan şeytan vaz geçmiş:Kendisinden hoşlanılmasa da, ölen birinin aleyhinde konuşmamak gerekir.

Ölisi olan bir gun, delisi olan her gun ağlar:Yakınlarınızdan biri ölse, birkaç gün ağlarsınız, sonra acınız küllenir. Ama yakınlarınızdan biri deli olsa, bu durum hep gözünüzün önünde olur; derdiniz her gün tazelenir,

Olmiş eşek nalli olur, öli göti palli olur:Kişi, elindeyken önemsemediği şeyi, onu yitirdikten sonra gözünde büyütür.

P
Paşanın işi poşaya düşar: Zenginliğe de, iş başında olmaya da güvenilmemelidir. Gün gelir, zengin kişinin yoksula işi düşebilir, karş. Altın eşik gümüş eşiğe muhtaç olur

Pohan gora bostan ek:Giderini gelirine göre ayarla, karş. Ayağını yorganına göre uzat.

Pohi  eşan karganın nikardından belli olur:Kişi, yaptığı uygunsuz işi, ne kadar gizlese de kendisini ele veren bir iz bırakır.

Poşanın [dilancinın] tavarcuği boş kalmaz:Ne istediğini bilen ve bunu söyle¬mekten çekinmeyen kimse aç kalmaz, karş. Açık ağız aç kalmaz,

S
Sınamayı kurt yemamiş: Denemekte yarar var.

Siçandan toğan tavarcuh kesar:Her canlı, soyunun özelliklerini taşır.

Soğradan gorma [var goran] gavurdan [Ermeni'dan] dönma olur:Sonradan görme kişi, insanlık duygularından yoksun olur.

Söz yerina galdi mi baban oğluna esirgama:Haklı olduğun, doğru bildiğin bir konuda, kimseden çekinmeden konuşmalısın.

Suya düşan kuri çıhmaz:Güç bir durumdan kurtulan kişinin az da olsa zararı olur.
İrfan olan gönül yıhmaz,
Yıhar diyan yalan soylar,
Suya düşan ifuri çıhmaz,
Çıhar diyan yalan soylar. Efkâri

Ş
Şimdiki kavluh soğrasi pişmanluhtur: Gururunu düşünerek akılcı davranmayan kişi sonradan zararlı çıkar.

T
Tağ başında dur, delük ögünda durma: Tabanca, tüfekle oynamak, yakınında durmak, dağ başında durmaktan daha tehlikelidir.

Tağda öküz, dügünda kız saraflanmaz:Dağdaki (yayladaki) öküz besili olur, alacak kişiyi yanıltır. Düğündeki kız da süslü, güzel giyimli olacağından, beğenen kişi yanılabilir.

Tana poh'i suvah tutmaz:  1- Çoluk çocuğun yapacağı işten istenen verim alınamaz. 2- Kalitesiz malzeme ile iyi iş yapılamaz.

Taş taşi, laf taşıma:Laf taşımak, insan ilişkilerinde en büyük ahlak zayıflığıdır.

Tavuği haroya koymişlar gena eşinmiş:Kişiyi edindiği huydan vaz geçirmeye çalışmak boşunadır. Bkz. Huylu huyundan vaz geçmez.

Terzi yapar köti möti, yüzüni ağ edar üti:Ütü, giysideki ufak tefek kusurları gidererek göze hoş görünmesini sağlar.

U
Üç gün dügün, üç gün ögün, üç gündan soğra dögünda dögün: Düğün sahibi (oğlan tarafı) neşelidir. Üç gün boyunca yedirir içirir, bol para harcar. Ancak, düğünden sonra hesap yaptığında döğünmeye başlar.

Uyuzli kaşinur, boğazli omar :bkz. Bitli kaşınmiş, boğazli da sanmiş ki bişe vericah.

Uzah yerin somuni boyuk olur, içi da kovuh olur:Yakınımızda olmayan şeyleri olduğundan daha büyük, daha güzel hayal ederiz.

Vari  görmiyan (bilmiyan) yohluhtan korhmaz:Sıkıntı içinde yaşamaya alışmış kişi, yoksulluktan korkmaz. Bkz. Abdala "kar yağıyor" demişler, "titremeye" hazırım demiş.

Vuran oğul babaya bahmaz:Bir şeyi yapmak isteyen ve ona gücü yeten kişi, çevre-sindekilerin olumlu ya da olumsuz tavrından etkilenmez.

Y
Yağ tuluğuna it bağlanmaz: Bir kimseye, kullanıp zarar vereceği, kendisine mal edip ortadan kaldıracağı şey emanet edilmez, bkz. Kendinin boynuna ciğer asılmaz,

Yal vahti ittan, yem vahti attan korhulur:Hayvanlar, yiyeceklerini yerken sinirli olurlar. O zaman yanlarına yaklaşmamak gerekir.

Yanılmiyan bir Allah:Dünyada yanılmayan, yanlış iş yapmayan kimse yoktur. Kişinin kimi zaman yanılmasını hoş görmek gerekir, bkz. Hatasız kul olmaz,

Yazın ceviz kölgasi, kışın burğul çorbasi:Geleceğini düşünmeyen, zamanını iyi değerlendirmeyen kişi, çalışma olanakları kalmadığı zaman sıkıntı çeker, perişan olur. Bkz. Yazın gölge kovan, kışın karın ovar.

Yazın yaşa, kışın taşa (oturma):Yazın ıslak çimene, yeşilliğe, kışın da soğuk taşa oturmak insanı hasta eder.

Yetim demiş "Ben gülarım", Allah demiş "Ben nerdayım!" :Kimsesiz kişinin işleri hep ters gider, sıkıntı çeker, yüzü gülmez,

Yiyan içan kurtulur, kab yehiyan tutulur:Öyle durunlar vardır ki, gerçek suçlular değil de suça tanıklık edenler, ya da hiç ilgisi olmayanlar suçlanır.

Yohuşun dibinda ata arpa kar etmaz:Bir işten verimli sonuç alınmak isteniyor¬sa, o iş için gereken önlemler önceden alınmalıdır.

Z
Zengin halvasıni paldan bişirür, fakır  illaçluğa bekmez bulamaz: Varlıklı kişi bolluk ve lüks içinde yaşarken, yoksul, en zorunlu gereksinimlerini bile karşılayamaz.

Kaynaklar: Biceli Biceliler ve Sevgi Şenol Pehlivan'ın Artvin/Ardanuç Ağzından Derlemeler Kitabı.



Etiket : Yöremiz, Atasözleri, Mana, Anlamları 1,
MAKALEYAZI BİLGİLERİ
Ekleyen : KemaL | Kategori : Yöresel Sözler Deyimler | Tarih : 25.01.2013 16:27:03 | Hit : 8059 | Yorum : 4

» MakaleYazı Yorumları

MAKALEYAZI YORUM YAZ

 
  • bahtis
    emegine ve eline saglık
    31.01.2013 18:01:55


    Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)
  • Murat
    Bir odun karalur, iki odun çekişür, üç odun barışur, dort odun alişur:
    28.01.2013 12:54:44


    Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)
  • candycemil08
    Komşum,değerli edebiyat öğretmenlerimizden Ançli Sevgi Şenol Pehlivan'ın çalışmasını aktarımın harika olmuş.Eline sağlık.Ben de şöyle derim: 'Açma kutiyi,soylatma kotiyi.'bilmam na dersin komşim.Bicelilera selamlar...
    27.01.2013 13:04:20


    Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)
  • Toplam (4) Yorum Var

» Copyright

2oo8-2o13 © Copyright Biceliyiz.com Her Hakkı Saklıdır B@y ÇoBaN
Artvin - Ardanuç - Tütünlü Köyü  Web Sitesi olan Biceliyiz.com 'un Amacı Yöremiz ve özellikle köyümüzün gelenek, göreneklerini kayda almak verileri toparlamak ve sonraki kuşaklara aktarmaktır. Köyümüzün Eski adı Bice olup "bicelilerin" bu web sitemizde buluşmasını sağlamaktır. Tüm Bicelilere saygı ve selamlar K.Yıldız.