» Bicelilerin Hasretini Dindiren Web Sitesi Biceliyiz.Com a Hoşgeldiniz. Tütünlü Köyü Bicenin Web Sitesi.

    • Facebook Hesabınız İle Sitemize Hızlı Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz
    • Veya Bilgilerinizi Kendiniz Girerek Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz

» MakaleYazı Kategorileri

» Hit MakaleYazılar

» Son MakaleYazı Yorumları

» MakaleYazı İstatistikleri

  • MakaleYazı Sayısı 81

  • Okunma Sayısı 175608

  • Kategori Sayısı 7

  • Yorum Sayısı 249

» Bilbilan'ın Yakın Tarihçesi

MakaleYazı Resmi
Bookmark and Share
  • Beğenenler (2) Beğenmeyenler (0) Toplam (2)
      Beğenenler & Beğenmeyenler
      Morahatli(+1), Murat(+1),
Beğen Beğenme
İnsanlar ve Yaşam Öyküleri Kategorisinde Gez
               

Bilbilan'ın Yakın Tarihçesi:

Aşağı ve Yukarı Irmaklar köylerinin tek köy halinde bulundukları devirlerde köyün ortak malı olarak faydalanılan dağ, yayla, otlakiye, mer'a, orman ve araziler halen aynı şekilde kullanılmaktadır.

İmparatorluk zamanından bu yana hatta Elviye-i Selase (1878-1918) zamanında dahi iki köyün öküzünün yaz aylarında müşterek olarak çıkarıldıkları dağlar ve öküz yatakları şunlar idi.

1- Hanmeşesi öküz yatağı ve otlakiyesi,
2- Yığılı Dağı öküz yatağı ve otlakiyesi, (Bu iki dağ Şavşat Kazası hudutları içindedir).
3- Yaylanın önü öküz yatağı ve otlakiyesi,
4- Karavat öküz yatağı ve otlakiyesi,
5- Eğripınar öküz yatağı ve otlakiyeleri (Tavkola. Düzdağ, Kurugöller ve Tozlu otlakiyeleri)

Bu otlakiyelerde iki köyün birlikte olan 1400-1500 civarındaki öküzü ot durumuna ve hava şartlarına bağlı olarak 10-15 şer gün kanar bir süre bir yatak yerinde kalır, bilahare otun azalması üzerine öküzcüler öküzü toplu halde ve yukarıdaki sıraya göre bir dağdan ötekine intikal ettirirlerdi. Köyün sağım ve yoz hayvanları ile koyun sürülerine gelince bunlar da eskiden beri mayıs ayı ortalarında önce Conat'a ve diğer münferit mezralara çıkarılır, bilahare de haziranın uygun bir yerinde sıcakların basması üzerine 2600 rakımlardaki bugün "Aşağı Dağ" adı verilen yaylaya çıkılır idi.

1932-1933 yıllarından itibaren Bilbilan'da köy için yeni bir yayla yeri edinilmesi üzerine haziran sonuna doğru 'Aşağı Dağ" yerine Conat'tan doğrudan doğruya Bilbilan'a çıkılır oldu ve bu tarihten itibaren de "Dağ'ın adı "Aşağı Dağ" oldu.Temmuz ve ağustos aylarında Bilbilan'da kalınır, ağustos ayı sonlarına doğru havaların bozması ve soğukların başlaması üzerine önce Aşağı Dağ'a ve daha sonra da herkes kendi şartlarına göre Conat'a veya köye iner idi. Hava şartlarının elverişli olduğu yıllarda eylül ayının tamamı Aşağı Dağ'da geçirilirdi. Çünkü Aşağı Dağ'da yaylanın önü, Soviyent, Kayınlık, Unagira ve Maranet'in geniş çayırlık sahaları biçilmiş, otları kaldırılmış ve yepyeni ve çok geniş otlak alanları meydana gelmiştir. Gerek çayırlarda kalan eski ot ve gerekse yeniden kabaran yeşillik çok zengin bir otlakiye ortamı yaratmıştır. Bu vasat içinde ve havaların müsaadesi nisbetinde eylül avı sonlarına kadar rahatlıkla burada kahnabilmekte idi.

Yığılı Dağı ve Hanmeşesi gibi çok değerli iki dağ elden çıkınca geride kalan diğer dağlar köyün yedi- sekiz bine yaklaşan büyük ve küçükbaş hayvan varlığının otlakiye ihtiyacına cevap veremez olmuştu.

Eskiden karaçadırcı, Hemşin'li veya eşair adı verilen ve hep göçebe durumunda bulunan yaylacı halk ilkbaharın gelişi ile kıl çadırlarını, burçlara koydukları eşya ve çocuklarını atlara yükler, karların kalkışı ile kabaran yeşilliklerde koyun sürülerini ve boyunlarına zil taktıkları ineklerini otlata otlata Karadeniz kıyılarından itibaren yollara düşer, konaklıya, konaklıya adeta karları kovalarcasına günlerce süren bir yolculuktan sonra bütün aile efradı ile birlikte Bilbilan'a çıkarlardı. Bilbilan'da herkesin çadırını kurduğu muayyen bir yeri vardı. Buna aslında arsa demek lazım ama kimse arsa tabirini kullanmazdı.

Bilbilan'a cıkıııca her aile çadırını her zaman aynı yere kurardı. Bütün çadırcı aileler kendi obalarına, kendi yurtlarına yerleşince 2800 rakımların bu müstesna güzellikteki yayla yerleri neş'eli, şen, şatır bir iskan mahalli haline gelirdi. Ve böylece tertemiz bir yayla havası, buz gibi soğuk suları, süt, yoğurt, kaymak gibi temel gıda maddelerinin bolluğu içinde çok özlenen neş'eli ve çok mutlu bir yayla hayatı başlamış olurdu.

Bilbilan'da bütün yerleşme yerlerinin hepsinin ayrı ayrı adları vardı. Bu adlar eskiden beri orada oturmuş  olan çadırcı ailelerin adları ile isimlendirilmişti. Bunlardan hatırımda kalan bir kaçı şöyle:
Soro'nun yurdu. Zengin'in yurdu. İskender Bey'in yurdu Artvin'lilerin sırt mahallesi ve daha adını unuttuğum veya hiç bilmediğim birçok yurt ve oba yerleri. Çıkılmadan önce yani henüz hiç kimsenin bulunmadığı zamanlarda Bilbilan. büyük kimsesizliği içinde insanı ürperten, biraz da korku veren bir diyar halindedir. Zamanı gelince bir hafta, on gün içinde insanların gelip yerleşmeleriyle Bilbilan kalabalıklaşır ve birdenbire şenlikli ve çok neş'eli bir belde haline dönüşürdü. Yaz boyunca burada oturulur, yaylacılık yapılır, ağustos ayı sonlarına doğru havaların bozması ile geri dönüşler başlardı. Bilbilan'a çıkışta olduğu gibi tedrici olarak yavaş yavaş, gene konaklıya konaklıya Karadeniz kıyılarına, kış mevsiminin geçirileceği yerlere inilirdi. Ardanuç'un bazı köylerinde yaylaya çıkamayacak durumda bulunan bazı aileler sağım hayvanlarını inek, koyun, keçi ve manda gibi neleri varsa Bilbilan'a çıkan tanıdık bir çadırcı aileye Kesim'e verirlerdi.

Kesim demek "iki aylık bir süre" hesabıyla inek başına altı kilo yağ, altı kilo peynir alınması demektir. Koyun, keçi ve manda için de böyle muayyen bir kilo hesabı vardır ama aradan geçen uzun yıllar bana bunları unutturdu. Kesimciler yoz hayvanlarını da kesim hayvanlarıyla birlikte Bilbilan'a götürür, yaz boyunca bakım ve gözetimini yapar, Bilbilan dönüşü ağartılarıyla birlikte bütün hayvanları sahiplerine teslim ederler idi.


Kaynak: Osman ÜNSAL : Artvin Çevresinde Yaylacılık ve Pancarcı Şenlikleri Kitabı. ( S 256, 257, 258,259 )

(c) Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Kopyalanması ve izinsiz yayınlanması yasaktır.

 

 


Etiket : Bilbilanın, Yakın, Tarihçesi,
MAKALEYAZI BİLGİLERİ
Ekleyen : KemaL | Kategori : İnsanlar ve Yaşam Öyküleri | Tarih : 12.05.2015 10:10:03 | Hit : 1634 | Yorum : 4

» MakaleYazı Yorumları

MAKALEYAZI YORUM YAZ

 
  • serkan
    Selamlar.
    emeginize saglik..bilmiyorum simdi bilbilanda yaylacilik yapan varmidir? Herseyde oldugu gibi oda buyuk bir asimilasyona ugramistir zsman gecmesi devrin degismesi hayvanciligin yok denecek kadar azalmasi her seyde oldugu gibi bu yasam kültürünü yok etmistir dahada edecektir. Teknik imkanlarin artmasi ornegin onceden koyde bir bilemedin iki Traktor varken simdi hemen hemen her kapida var buda erkek hayvanciligini tamamen yok etmistir.ama bu sekilde aklimizin bir kosesinde hatira vd anilar olarak yer alir.uzüldüm sey ise simdiki gencligin bundan haber bile olmamasi.

    kalin caglicakla
    02.06.2015 07:15:40


    Beğenenler (1) Beğenmeyenler (0) Toplam (1)
  • Noyan
    Kemalcim,tamamen katılıyorum.Ekonomik yapısı bizimki gibi olan ülkeleri yönetenlerin ,Üretmek yerine ticareti daha çok öne çıkaran politikalar uygulamaları, elbette çok yanlış. Üretmek ve üretimin sağlıyacağı katma değeri ekonomiye katmak gerekiyor.Kaynakları doğru, etkin ve verimli kullanmak,Ulusal Geliri ve Kişi Başına düşen Milli geliri artırmanın en önemli yoludur.Tabii ki gelirin adil dağıtılması da. Umarım birgün,doğru,adil,akıllıca,hakça ve gerçek demokrasinin uygulandığı günleri de görebiliriz.
    18.05.2015 20:06:12


    Beğenenler (1) Beğenmeyenler (0) Toplam (1)
  • KemaL
    Noyan bey, Hollanda Yüzölçümü: 41 528 km² Konya ilimizin Yüzölçümü: 41 001 km² Hollanda yıllık 120 milyon dolar ihracat yapıyor. Biz ise eti, buğdayı, mercimeği, şekeri, mısırı vb. ürünleri ithal ediyoruz. Durum bu denli vahim. Üretim yapmadan tüketime yönelik politikalar sonucu köylerimiz, kasabalarımız boşalıyor ve beton yığınları arasına hapsedilen insanlarımız, üç kuruşluk asgari ücrete talim ettirilmeye çalışan politikalara avutuluyor kandırılıyoruz.
    18.05.2015 10:42:05


    Beğenenler (1) Beğenmeyenler (0) Toplam (1)
  • Toplam (4) Yorum Var

» Copyright

2oo8-2o13 © Copyright Biceliyiz.com Her Hakkı Saklıdır B@y ÇoBaN
Artvin - Ardanuç - Tütünlü Köyü  Web Sitesi olan Biceliyiz.com 'un Amacı Yöremiz ve özellikle köyümüzün gelenek, göreneklerini kayda almak verileri toparlamak ve sonraki kuşaklara aktarmaktır. Köyümüzün Eski adı Bice olup "bicelilerin" bu web sitemizde buluşmasını sağlamaktır. Tüm Bicelilere saygı ve selamlar K.Yıldız.