» Bicelilerin Hasretini Dindiren Web Sitesi Biceliyiz.Com a Hoşgeldiniz. Tütünlü Köyü Bicenin Web Sitesi.

    • Facebook Hesabınız İle Sitemize Hızlı Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz
    • Veya Bilgilerinizi Kendiniz Girerek Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz

» KöşeYazı Kategorileri

  • Yazar Çizerler
  •    Biz Biceliyiz 8
  •    Anılar 28
  •    Biceden Şiirler 2
  •    Biz Bize 70

» Hit KöşeYazıları

» Son KöşeYazı Yorumları

» KöşeYazı İstatistikleri

  • KöşeYazı Sayısı 108

  • Okunma Sayısı 125455

  • Kategori Sayısı 5

  • Yorum Sayısı 163

» BUĞDAYIN SERÜVENİ SÜRÜYOR. SON DURAK; PİLEKİ...

KöşeYazı Resmi
Bookmark and Share
  • Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)
      Beğenenler & Beğenmeyenler
Beğen Beğenme
Biz Bize Kategorisinde Gez
               

BUĞDAYIN SERÜVENİ SÜRÜYOR.
SON DURAK; PİLEKİ...

Aziz Nesin'in adını, Çocuk Köyündeki çocukların, son  pirinç tanesini tabaklarında bırakmamalarını, mutlaka yemelerini istiyor diye, cimriye çıkarmışlardı.
Sorulduğunda, bir pirinç tanesinin ekildiğinden pişirilip tabağa gelinceye kadar hangi aşamalardan geçtiğini, her aşamada çok emek verildiğini, bunu yapmanın onca emeğe saygısızlık olacağını anlatmıştı.

O yıllarda buğday tarımı başından sonuna kadar, hiç bir makina kullanılmadan, insan gücüyle ve yoğun emekle yapılıyordu.
Yere düştüğünde, öpüp başımıza koyduğumuz ekmek, artık çöplerde yer buluyor.
Günah kavramıyla özdeşleşmişken, bugün meta'ya dönüşüyor.
Ülkemizde günde yaklaşık beş milyon ekmek çöpe gidiyor. Bu, yaklaşık iki, ikibuçuk milyon nüfuslu bir kentin, bir yıl doyurulması anlamına geliyor.

O yıllarda, hangi dalda olursa olsun, üretim çok değerli kabul ediliyor. Bu nedenle de hiç birşey boşa harcanmıyor, yitirilmiyor.

Değirmenden gelen iki, üç çuval un, Ambarda, Un harosuna konuyor.
Bittiğinde, tekrar değirmene gidilecek, iki ya da üç çuval buğday öğütülüp getirilecek.
Ambarda sadece un değil, saklanacak her türlü yiyecek maddesi bulunuyor. Bu nedenle de tüm yiyeceklerin karışımı sayılabilecek, sadece ambarlara mahsus, özel ambar kokusu duyuluyor.

Tek parça ağaçtan oyulmuş teknede hamur yoğruluyor. Un, su, tuz ve ekşi maya kullanılıyor. Ekşi maya, bir önceki hamurdan ayrılarak, unun içinde ve bir kapta hazırlanıp saklanıyor.
 
Hamur yoğrulunca toparlanıyor. Egiş ile kalanlar alınıyor, üzeri kapatılıyor ve mayalanması için beklemeye alınıyor.
 
Ocakta çatılmış iki pileki, aralarına özenle yerleştirilmiş ve tutuşturulmuş odunlarla iyice kızdırılıyor.

Mayalanma tamamlanınca, pilekilerden biri ocağa yerleştiriliyor. Şekillendirilmiş hamur pilekiye konuyor. İkinci pileki, paratanla tutularak diğerinin üstüne kapatılıyor. İçerisi uygun ısıda ayarlanmış bir fırın gibi pişirmeye başlıyor.

Ayrılan bir parça hamur, şekil verilerek pilekinin üstüne yerleştiriliyor ve üstleri közlerle kapatılıyor.
Pilekinin üstünde pişen ekmeğe  küllü mü deniyordu? Tam hatırlıyamıyorum.

Pişirme bitince, pileki açılıyor.
Ve o anda odayı, daha sonra hiçbir yerde duymadığım çok güzel bir ekmek kokusu kaplıyor. Çoğu kez dayanamayıp, kenarından kopardığım bir parça sıcak puğaçayı, tereyağıyla, ya da güveçe tepilmiş ve oluşmuş peynire bana bana yiyorum. Bu harika lezzetler orada, bir de benimle, belleğimde yaşamaya devam ediyor.

Ninem tutmaç yapmak için hamur kesiyor. Tutmaç aşı yapılacak, üstüne de kinzi serpilecek. Buna çok aldırmıyorum. Beni ilgilendiren tarafı, hamur kesilmişken, makarna yapılacak olması. En çok sevdiğim yemeklerden biri bu makarna. Güveçte oluşturulmuş peynir eriyor ve kaşıkladıkça uzayıp gidiyor. Yaylada yapılmış tereyağının kattığı lezzet, bu köy makarnasını dünyanın en güzel makarnasına dönüştürüyor.

Adakaledeyken sahurlarda Annem pişi ya da fetir yapıyor.
Kokusu bütün evi kaplayınca, biz çocuklar için uyanmaktan başka çare kalmıyor. Bizi de çağırsınlar diye yüksek sesle öksürüyoruz, yada konuşuyoruz. Bazen de dayanamayıp mutfağı basıyoruz. Aslında bizi çağıracaklarını biliyoruz. Ama her ihtimale karşı garantiye almaya çalışıyoruz.
Sahura kalkmış sayıldığımız için, ertesi gün oruç tutmamız gerekiyor diye düşünüyoruz. Sabah kalkınca da uygulamaya koyuyoruz.
Heyhat,  bu kararımız, unutulmuş numarasıyla, öğlen sıralarında son buluyor.

Buğdayın sonbaharda başlıyan öyküsü burada bitiyor.
Ama, bu sırada, tarlalarda yeniden başlıyor.

Noyan Ünsal
12.07.2019



Etiket : BUĞDAYIN, SERÜVENİ, SÜRÜYOR , DURAK, PİLEKİ ,
KÖŞEYAZI BİLGİLERİ
Ekleyen : KemaL | Kategori : Biz Bize | Tarih : 15.07.2019 16:06:07 | Hit : 62 | Yorum : 0

» KöşeYazı Yorumları

KÖŞEYAZI YORUM YAZ

 

» Copyright

2oo8-2o13 © Copyright Biceliyiz.com Her Hakkı Saklıdır B@y ÇoBaN
Artvin - Ardanuç - Tütünlü Köyü  Web Sitesi olan Biceliyiz.com 'un Amacı Yöremiz ve özellikle köyümüzün gelenek, göreneklerini kayda almak verileri toparlamak ve sonraki kuşaklara aktarmaktır. Köyümüzün Eski adı Bice olup "bicelilerin" bu web sitemizde buluşmasını sağlamaktır. Tüm Bicelilere saygı ve selamlar K.Yıldız.