» Bicelilerin Hasretini Dindiren Web Sitesi Biceliyiz.Com a Hoşgeldiniz. Tütünlü Köyü Bicenin Web Sitesi.

    • Facebook Hesabınız İle Sitemize Hızlı Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz
    • Veya Bilgilerinizi Kendiniz Girerek Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz

» KöşeYazı Kategorileri

  • Yazar Çizerler
  •    Biz Biceliyiz 8
  •    Anılar 28
  •    Biceden Şiirler 2
  •    Biz Bize 40

» Hit KöşeYazıları

» Son KöşeYazı Yorumları

» KöşeYazı İstatistikleri

  • KöşeYazı Sayısı 78

  • Okunma Sayısı 87994

  • Kategori Sayısı 5

  • Yorum Sayısı 145

» Sakılde

KöşeYazı Resmi
Bookmark and Share
  • Beğenenler (1) Beğenmeyenler (0) Toplam (1)
      Beğenenler & Beğenmeyenler
      Murat(+1),
Beğen Beğenme
Biceden Anılar Kategorisinde Gez
               
SAKILDE
 
Küçücük bir yapıydı.Böylesine yapı denir miydi bilmiyorum. 
Kulübe. Doğrusu Kulübe olmalı.
 
Boyutları, bilemedin en çok üç metreye üç metre. Yüksekliği en çok ikibuçuk metre. Taştan yapılmış. 
Çimento kullanılmamış. 
İşlenmemiş taşlar üstüste konularak duvarları oluşturulmuş. 
Penceresi yok. 
Kapısı yok. 
Önü açık.
Basit, gösterişsiz, ama çok önemli bir yapı.
 
Sakıldede, Öküz yatağında.
Öküz ağılının hemen üst başında.
Öküzcü Kulübesi. 
Ya da Çobanların barınağı.
 
Köyde işlerin bitmesi ve köyün Kaleardına çıkmasından sonra, yazın daha iyi otlaklar sunan Sakıldeye çıkardı Köyün öküzü.
 
O zamanlar, köyler, Ardanuç, Artvin henüz terkedilmemişti.
Erkekler çoğunlukla başta Cilavuz olmak üzere Köy Enstitülerine, kızlar ise Öğretmen okullarına, ya da Ebe Hemşirelik Okullarına giderdi okumaya. 
Ama aile taşınmaz Ardanuçu bırakıp gitmezdi.
Belki de, evi barkı kitleyip, terkedip göçme işi o sıralardan hemen sonra başladı. 
 
Yani, en ufak boşluk bırakılmadan topraklar ekilip biçiliyordu. Hayvancılık yapılıyordu. Dolayısıyla, en büyük yardımcıları, öküzleri vardı. Sayısını bilemiyeceğim ama büyük bir sürü oluştururlardı.
 
Sakılde o andan itibaren canlanır, hayat bulur, panayır yerini andırırdı.
İlk gün yapılan boğa güreşleri dillere destandı. 
Babam, '' Sakıldedeki boğa güreşleri çok ünlüydü. Çevre köylerden guruplar halinde gelenler olurdu güreşleri izlemeye. Hatta çocukken bir yıl, Aşağıırmaklardan giden bir gurupla gidip, ben de izlemiştim bu güreşleri. '' diye anlatırdı. 
 
Demek oluyor ki 1924-25 yıllarından itibaren Sakılde Öküz yatağı olarak bu işlevini sürdürmüş. 
Bice de, giderek diyer köyler gibi boşalmaya başlamış, ekme biçme işleri azalmış, bunun bir sonucu olarak ta Öküz sayısı azalarak yok denecek düzeye inmişti.
 
O sıralarda Biceliler Yayla olarak Sakıldeye çıkmaya başladı. 
Şanslı biri olmalıyım ki, ilk Sakıldeye çıkıldığında, köydeydim. Ve tabii ki, bensiz Sakıldeye çıkılamazdı. 
Yanlış hatırlamıyorsam 1956 ya da 57 yazıydı. 
İlk gece yıldızların altında uyumuştuk. Düşünüyorum da, hayatında herkes bunu bir kez olsun yapmalı. Karanlıkta uzun uzun gökyüzünü izlediğinizde, doğanın ne denli güçlü ve muhteşem olduğunu daha iyi anlıyorsunuz.
 
Şimdilerde Sakılde sadece yayla olarak kullanılıyor.
Geçtiğimiz yıllarda, yakın tarihe kadar da festivaller düzenleniyordu.
 
Öküzcü Kulübesine gelince.
 
Biceliyiz com.'un yöneticisi arkadaşım Kemal Yıldız'ın hazırlayıp siteye koyduğu ve Sakılde de çektiği videosunda, bu kulübeyi gördüm, dikkatle izledim. 
Beni en çok etkileyen şeylerden biri bu kulübe oldu. 
Zamanın insafsızlığına ve acımasızlığına boyun eğen herşey gibi, o da yıkılmıştı. Arkasındaki ve iki yanındaki duvarlarından, bir zamanlar duvar olduğunu anlıyabildiğimizi anımsatan bir kaç sıra taş kalmıştı. 
Bu basit kulübenin, biten, yok olan onca şeyden farklı olarak, gözlerimin dolmasına neden olacak kadar etkilemesini anlamam zor olmuştu.
 
Buldum sonunda.
 
Sakıldenin, bilebildiğimiz ilk günlerinden itibaren, yaylacılığın başladığı güne kadar süren zaman diliminde, insan eliyle yapılmış tek yapı, bu kulübeydi. Ve o günden bugüne kadarki o hayat dolu, şaşaalı, zaman zaman panayır tadındaki yaşamını izlemiş, yıllarca sakıldede çobanlık yapmış kimbilir kimlere, kaç çobana ev sahipliği yapmış, bazen konuk olmuş kimleri ağırlamış ve orada yaşanan herşeyi gözlemiş, kim bilir belki de hafızasına almış tek varlıktı.
 
Sakıldenin hafızasıydı bir bakıma.
Onun zamana teslim olması, oradaki yaşamın geçmişinin silinmesi anlamına geliyor diye düşünmüş olmalıyım.
 
Bice yaylacıları, yaylalarını, ağıllarını yaparken ağacın dışında, çok da, taş kullanmışlardı. Ama bu kulübenin taşlarını alıp kullanmaya hiç birinin eli varmamıştı.
 
Ve hala, belki de yüz yılı temsilen, o dağılmış haliyle zamana direniyor.
 
NOYAN ÜNSAL


Etiket : Sakılde,
KÖŞEYAZI BİLGİLERİ
Ekleyen : KemaL | Kategori : Biceden Anılar | Tarih : 22.01.2018 16:46:53 | Hit : 402 | Yorum : 0

» KöşeYazı Yorumları

KÖŞEYAZI YORUM YAZ

 

» Copyright

2oo8-2o13 © Copyright Biceliyiz.com Her Hakkı Saklıdır B@y ÇoBaN
Artvin - Ardanuç - Tütünlü Köyü  Web Sitesi olan Biceliyiz.com 'un Amacı Yöremiz ve özellikle köyümüzün gelenek, göreneklerini kayda almak verileri toparlamak ve sonraki kuşaklara aktarmaktır. Köyümüzün Eski adı Bice olup "bicelilerin" bu web sitemizde buluşmasını sağlamaktır. Tüm Bicelilere saygı ve selamlar K.Yıldız.